Yirmiye Bir Kala - Bölüm 3

Mevcut iktidarın 20 yıllık serüveninde ekonomik, politik ve sosyolojik birçok olay meydana geldi. 20 yıllık serüveni hem daha iyi anlamak hem de aktif siyasette de kendilerinden önceki atıf yapılan dönemi kavramak için daha önceden başlattığım bu yazı dizisinde ilk bölümde 1980’leri ikinci bölümde ise 1990’ları anlatmıştım. Diğer yazdığım yazılarda güncel durumları ele almış olsam da 20 yıllık sürecin genel durumunu ve karşılaştırmalı analizine ara vermiştim. Bu yazımda aslında uzun bir analiz yapmadan süreçler arasında borsadaki etken farkları bulmaya çalışacağım. Borsa birçok kişi için farklı periyotlarda değerlendirilen bir getiri aracıdır. Özellikle Türkiye gibi kronik enflasyon sorununa sahip ülkelerde sabit getirilere ek kaynak olarak görülmesi tabidir. Mevcut küresel sermaye yapısının getirdiği entegrasyonlara bağlı olarak ülkeler, birbirirlerinin makro verilerininden etkilenmektedirler. Türkiye de ithal ikameci ekonomiyi 1980’lerde bırakarak geçtiği libarel akımda diğer ekonomik paydaşlara entegre ve onların gelişmelerine hassas bir yapıyı zaman içinde oluşturmuştur. Bu sebeple borsa ve kur hareketleri, açıklanan ekonomik takvim verilerine zaman içerisinde duyarlı ya da duyarsız hale gelmiştir. Yaptığım incelemede Bist100, Bist30, Dolar Kuru, Dolar Kurundaki Gün içi En Yüksek ve En Düşük Farkı ve Dolar Kurundaki Açılış Kapanış farkını temel alarak, 2002’den başlayarak 20 yıl boyunca açıklanan ekonomik takvim kapsamında 168 adet veri başlığı ile korelasyonlarını çıkardım. Veri başlıkları içerisinde genel olarak önemli olanları listeye almaya gayret etsem de gözden kaçan veriler olmuş olabilir. 20 yıllık bu süreci yaklaşık olarak iki 10 yıla bölerek ilk 10 yıl ve ikinci 10 yıl olarak korelasyon değişimlerini gözlemledim. Burada amacım zaman içerisindeki borsa etkenlerindeki değişimleri gözlemekti. Büyük bir korelasyon matriksi olduğu için yazıda sadece korelasyon kat sayıları (pozitif ya da negatif) yüksek olan başlıkları içeren tabloları aktaracağım. 

1-Bist100 Korelasyonu

2-Bist30 Korelasyonu

3-Dolar Kuru Korelasyonu

4-Dolar Kurundaki Gün içi En Yüksek ve En Düşük Fark Korelasyonu

5-Dolar Kurundaki Açılış ve Kapanış Fark Korelasyonu

Yukarıdaki tablolara baktığmızda ilk 10 yıl ve ikinci 10 yıl arasında farklılıklar mevcuttur. Özellikle pozitif korelasyon sağlayan değişkenlerde değişim ve değişkenlerin korelasyon kat sayılarında güçlenme gözlenmektedir.  Kur ve enflasyon bağlılığı ikinci 10 yılda en dikkat çeken değişkenlerdir. Kur seviyesi bu kadar önemli bir yer edinmişken kurun hassas olduğu ve onunla ile birlikte gelen diğer Amerika ve Avrupa enflasyonları gibi değişkenlerin de önemi artmıştır.

İlk 10 yılda Bist100 ve Bist30 tarafında TCMB gecelik faizi ve enflasyon ile güçlü ters bir korelasyon varken bu yerini Amerika ve Avrupa cari dengelerine bırakmıştır. Buradan farklı bir analizin konusu olabilecek kavrama da değinirsek, faiz etkinliği Türkiye için kayboluyor mu noktası da düşünülmesi gereken başka bir konudur. Küresel merkez bankalarının yüzleştiği faiz etkinliğindeki azalma bizim için çok daha ciddi boyutta olması yüksek ihtimaller dahilindedir. Bu sadece faiz artırımı değil aynı zamanda faiz indirimi için de söylemek mümkün, hem faizin beklenen sürede etkinliğini gösterme senaryosu hem de öngörülen oranların beklenen etkileri vermesi artık çok olası değil. Yani x baz puan faiz değişikliği yerini (1+ α) * x baz puan olarak almıştır (α≠0). Büyüme endişeleri ile düşürülen faizler altında çalışan firmalar, etkin çalışma koşullarını daha fazla artıramaz hale gelirken ya da ihracat hacmi karşısındaki talepteki yavaşlık her gün artarken, enflasyon endişeleri ile artırılan faizler, enflasyonu sahip olduğu dinamiklerden dolayı indirmeye yeterli hale gelemez noktaya geldi. Bu koşullarda faiz indirildiği veya yükseltildiği noktalarda kalarak asıl istenen hedeflerin dışında diğer sonuçları getirir hale gelmiştir.

Bu korelasyon değerlerini tabi ki geniş süreler kapsamında değerlendirmek gerekmektedir. Son dönemde izlenen yarı çapalanmış kur politikası ile son dönemi baz alan korelasyon kat sayısı kontrol edildiğinde yukarıdaki değerlerden birkaç puan daha düşük izlemektedir ancak yine de güçlü olduğunu söylemek mümkündür.

Türkiye makro verileri üzerinde detaylara bakmak gerekirse dolar kuru ve enflasyon anlamlılığı çok ciddi seviyelere ulaşmış durumda. İlk 10 yılda Bist30 ve Bist100 ile ters korelasyonda olan enflasyon, ikinci 10 yılda pozitif seviyeye güçlü bir şekilde geçmiştir.

Bu 20 yıllık süreç yaklaşık olarak iki 10 yıl olarak bölünse de Bist100, kur ve enflasyondaki asıl korelasyon değişimi hangi zamanda olduğu aşağıdaki grafikte gözlenmektedir.

Grafikte Bist100, kur ve enflasyonun birbirileri ile olan korelasyonlarının tarihsel gelişimi gözükmektedir. Kur ile Bist100 aralık 2011, kur ile enflasyon eylül 2018, enflasyon ile Bist100 aralık 2021 tarihinde korelasyon değerleri güçlü bir şekilde negatiften pozitife geçmiştir. Hal böyle iken eğer yeni bir şok patlamazsa bir önceki yazıda da görüldüğü gibi enflasyonun 2022 sonu ile düşmesi beklenmektedir. Kur da kontrollü bir şekilde ilerlerken borsa için halen birçok yerden çok ciddi ralli yapacak diye endeksteki potansiyel hareketin altı hikaye ile (bankacılık endeksi fiyaskosundan bir sonuç çıkarılmamışçasına) doldurulmaktadır. Konu ile ilgili son grafik olan Bist100/USD grafiği de aşağıdaki şekildedir.

Burada da görülebileceği üzere Bist100 yaklaşık son 3.5 yıldır sıkışmış durumda. 2019 yılı için hesapladığım öngörü direnç seviyelerinden gri olana 2019 başı ile girmiş ve bunu halen kıramamıştır. Bununla birlikte destek seviyesi de 2022 yılı ile en düşük noktaya gerilemiştir. Endeksin sahip olduğu bant aralığı, 2021 yılı için hesapladığım sarı olan öngörü direnç seviyesinin de altına gelerek daha da daralmıştır. Bu ortamda yapısal köklü değişikler olmadan sadece bilanço sezonu, sözde yabancı girişi veya herhangi bir xyz etkeni ile gerçek anlamda kalıcı bir hareket gözlemlemek biraz hayal gibi duruyor. Bununla birlikte son olarak korelasyon tablolarında sadece öncü değişkenler değil onların alt değişkenlerini de değerlendirmek gereklidir. Dolar kuru, her ne kadar Bist dahil birçok etken için önemli bir olgu olsa da ikinci 10 yıllık listede kur ile korelasyonu en yüksek olan değişken Türkiye’deki enflasyon oranıdır. Farklı bir inceleme konusu olsa da dolar kuru üzerinde bir değişiklik için önce enflasyon değişmesi gerektiğini söylemek yanlış olmayacaktır.

Veriler: TCMB, TradingEconomics

Comments

Popular posts from this blog

Beyaz Gökyüzündeki Gri Bulutlar Ülkesi

Yirmiye Bir Kala - Bölüm 1